galatasaray ve beşiktaş

Ezik ile Büzük'ün Maceraları

Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Ne yaparsak yapalım, ne kadar kritik olursa olsun beşiktaş maçları galatasaray maçları gibi olmuyor. İş, güç, evlilik hazırlıkları derken Saracoğlu’nda senede 1-2 maç izleyebilir duruma gelince haliyle kaçırılmayacak haftalardan bir tanesiydi. Hele ki iş için 15-16 Nisan’da zaten İstanbul’da olacak olmam işleri daha da güzelleştirmişti.

İstanbul şubelerimizle (ki bunlar arkadaşlar olur, dernek/grup/vb. değil) her derbide olduğu gibi Kazancılar’da yer ayırtmıştık. Ne var ki en başta dediğim gibi ne biz gs havasına yakındık, ne de orada herhangi biri. Galiz yemek ve rakının üzerine Nazlı’nın da aynı durumda olduğunu gördük.

Zamanım olsa ne paragraflar yazarım ama, şimdilik diyebileceklerim iki cümle ile sınırlı (onlara da cümle denirse): derbide rakip takımın penaltı kaçırmasının dayanılmaz hafifliği ve Bilica gibi bir adamın Fenerbahçe forması giymesinin bir o kadar dayanılmaz ağırlığı…

Erkek voleybol takımımız şampiyon oldu, Sarı Melekler’i alkışladık, Bilica kazdı, Bobo kaçırdı, Japonya’da yas ilan edildi, emzik fiyatları düştü… neler neler oldu. Yazacak çok şey var.

En yakın zamanda görüşmek üzere…

Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Alex Gökhan Ünal ile gol sevincinde

Ne gol attı be...

Maç yazısı yazmak, zırtapoz yorumcu gibi hissetmek falan güzel ama Ömer Üründül’ü takribi 95 dakika kadar dinledikten sonra az yağlı kaburganın yanında iki duble rakı içmek bile gelmiyor insanın içinden. Hayatımda gördüğüm tesiri en yüksek enerji ziyanlarından sanırım kendisi. O monoton konuşma tarzının insanın içini bayması yetmiyormuş gibi bir de yorumlarındaki ilginçlikler (bakınız: “İşte bu şekilde yer değiştirerek kombine atak geliştirebilirsiniz” [soldan gelişen Üründül kriterlerine göre kombine olabilmiş bir ataktan hemen sonra] – “Maçın başından beri 1 tane bile kombine atak yok” [az önceki yorumunun takribi 25 saniye kadar sonrasında] beni benden almaya ve beni geri bana bırakmamaya yetiyor.

Neredeyse her maçtan sonra (buna İngiltere FA Cup ya da Yunanistan Basketbol Ligi) ve maç esnasında “yaz ulan” diye düşündüğüm “Türkiye’de küçük takımlar, küçükçülük ve başarısızlık” konusu etrafında dönen yazıyı daha da(!) olgunlaşmak üzere başka bir bahara bırakıyorum.

Bu arada; Alex ne gol attı be!…

Stat

Manisa 19 Mayıs

Hakemler

Aytekin Durmaz, İsmail Şencan, Serkan Akarca
Manisaspor
Bulut, Ferhat, Hüseyin, Burak, Momha, Güven, Mehmet Nas, Nizamettin (Dk. 72 Mehmet Güven), Yiğit İncedemir, Simpson(Dk. 82 Dilaver), Isaac (Dk. 76 Ergin)

Fenerbahçe
Volkan Demirel, Deniz, Lugano, Bekir, Andre Santos (Dk. 78 Deivid), Mehmet Topuz, Selçuk, Emre (Dk. 71 Özer), Vederson, Alex, Gökhan Ünal (Dk. 82 Güiza)

Goller
Dk. 15 Güven (Manisaspor), Dk. 64 Alex (Fenerbahçe)

Sarı kartlar
Dk. 35 Nizamettin, Dk. 58 Yiğit İncedemir, Dk. 65 Limeira (yedek kulübesinde) (Manisaspor), Dk. 58 Bekir, Dk. 65 Lugano (Fenerbahçe)

Kaynak: Ajansspor

Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Fenerbahçe 3 - 2 Ziraat Bankası

Salon: TVF 50. Yıl

Hakemler: İlhami Şenyurt, Aydın Ay

Fenerbahçe: Arslan, Coskovic, Özkan, Gardner, Divis, Emre, Serkan (L), Cem
Ziraat Bankası: Selçuk, Platenik, Zafer, Celitans, Granvorka, Resul, Özer (L), Ender
Setler: 19-25, 23-25, 25-20, 25-17, 18-16
Süre: 127 (24-28-30-23-22)

İkinci maç 15 Nisan Perşembe günü Ankara’da oynanacak.

Kaynak: fenerbahce.org

Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Alex

Alex'e markaj erken başlamış (fenerbahce.org)

2-0′ın rövanşına çıkıyoruz.

Maç kadromuz: Volkan Demirel, Volkan Babacan, Mert Günok, Lugano, Andre Santos, Önder, Bekir, Vederson, Emre, Selçuk, Deniz, Alex, Mehmet Topuz, Özer, Guiza, Gökhan Ünal, Deivid, Furkan ve Hasan Erbey.

Maçı Aytekin Durmaz yönetecek. TFF’den yapılan açıklamaya göre Durmaz’ın yardımcılıklarını İsmail Şencan, Serkan Akarca yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Hüseyin Sabancı.

Manisaspor’da tedavileri devam eden Oumar Kalabane, Ersen Martin ve Yiğit İsmail Gökoğlan bu maçta forma giyemeyecekler.

Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Böyle takım ismi mi olur?

Tele Dünya Türkiye Kupası (Pardon ama böyle kupa ismi de olmasa?) Final ilk maçını 2-0 öne geçmemize rağmen kaybettik. Melekler maçın sonuna doğru yoruldular sanki, hakları da var.

İkinci maç 14 Nisan Çarşamba günü 18:30′da. Gerçekten heyecan fırtınası olmaya aday.

Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Geç oldu ama Alper’in üzücü vefat haberini yazmak şimdiye kaldı. Malesef ümit ettiğimiz imkansız gerçekleşmedi ve Alper aramızdan ayrıldı. Mekanı cennet olsun, Allah sevdiklerine sabır versin.

Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Yasemin Çakır’ın yorumlarından anlaşıldığı kadarıyla Alper hala hayattaymış. Durumu iyi değilmiş ancak kendisi babasıyla konuşmuş ve Alper hala hayattaymış.

Umarım milyonda bir bile olsa o ihtimal gerçekleşir ve Alper yeniden aramıza döner. Verdiği bilgi için Yasemin Çakır’a teşekkür ederim.

Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Alper Balaban

Alper Balaban

Kaynak: Pamukova Halk

Pamukovalı Ahmet Balaban’ın oğlu, Mustafa Balaban ve Oktay Balaban’ın yeğeni futbolcu Alper Balaban Almanya’nın Kalsruhe şehirinde üç gün önce geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandı.

Üç gündür Almanya’da yoğun bakımda yaşam mücadalesi veren Alper Balaban’ın dün beyin ölümünün gerçekleştiği bildirildi. Haberi alan Pamukova’da ki akrabaları, yakınları, sevenleri ve Pamukovalılar göz yaşlarına boğuldular.

Alper Balaban Kimdir?

Uzun yıllar önce Pamukova’dan Almanya’ya giden Ahmet Balaban’ın oğlu olan Alper Balban, Mustafa, Oktay ve Necmi Balaban’ın da yeğeniydi.

9 Ağustos 1987 Kalsruhe-Alamanya doğumlu olan Alper Balaban öğrenimini Almanya da tamamladı. Alman Bundesliga ekiplerinden Hoffenheim futbol takımının alt yapısında yetişti. Sağ ve sol ayağını çok iyi kullanan ve orta sahada görev yapan Alper Balban, 11 Ağustos 2005 yılın da TSG 1899 Hoffenheim takımından Fenerbahçe’ye transfer oldu. 2008 yılında Ümit (U-21) milli takımında forma giydi.

Daha sonra bir yıllığına Fenerbahçe den Kocaelispor’a kiralık olarak gitti. Kocaelispor dan sonra Bucaspor, İnegölspor, Eskişehirspor ve enson olarakta Tavşanlılinyit Spor da futbol oynadı. Üç ay önce Almanya’ya dönen Alper Balban Alman takımları ile taransfer görüşmesi yapıyordu. Alper Balaban’ın bonservisi hala  Tavşanlılinyit Spor daydı.

Mekanı cennet olsun…


Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter

Acaba bu Djalminha bildiğimiz Djalminha mı?

Paylaş:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter